GRİ VE SOĞUK KIŞ GÜNLERİNE; RENKLİ LENSLERLE RENK KAT!!!

23 Aralık 2013 Pazartesi

GENÇLİK İKSİRİ BULUNDU

Harvard Üniversitesi “gençlik iksiri” olarak adlandırılan yeni bir buluşa imza attı.

Araştırmacılar, tüm yaşayan hücrelerde bulunan NAD isimli bir proteinin yaşlanma sürecinde anahtar rol oynadığını keşfetti. Fareler üzerinde yürütülen deneylerde, NAD üretimi sağlayan bir bileşen verilen 2 yaşındaki farenin bir hafta sonunda 6 aylık bir farenin derisine sahip olduğu görüldü.




21 Aralık 2013 Cumartesi

KIŞ MEVSİMİNDE KRONİK BEL VE BACAK AĞRILARI

Kış mevsiminde özellikle bel ,kalça ve bacaklarda oluşan ağrı,tutulma,kasılma gibi rahatsızlıkların uzun süreli olması günlük yaşam kalitesini de olumsuz etkilemektedir.

Bu tür rahatsızlıklar büyük oranda soğuk hava da iyi korunamamak sonucu olmaktadır.Bu konuda yapılması gereken mevsime uygun ayakkabı,yine mevsime uygun pantolon ve giyecekler tercih etmektir.


Başka bir öneri ise hamam veya kaplıca kullanım sıklığını artırmak ve eklemleri rahatlatmaktır.



MEYVE SULARINDA Kİ TEHLİKE

Tatlı ve meyve sularında bulunan fruktoz maddesinin karaciğerde yağlanmaya yol açtığı belirtildi.


Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Meltem Özgöçmen, Prof. Dr. Meral Öncü'nün danışmalığında yaptığıaraştırmada, tatlılara konulan ve 'mısır şurubu' olarak bilinen fruktozun karaciğerde yağlanmaya neden olduğunu belirledi.
Araştırması hakkında bilgi veren Özgöçmen, "Biz bölüm olarak karaciğer yağlanmasını araştırıyorduk. Karaciğer yağlanması alkolden bağımsız olarak da gelişiyor. Alkolden bağımsız olarak fruktoz denilen, halk arasında mısır şurubu olarak bilinen baklavalarda, meyve sularında, balda, pekmezde çokça bulunan maddenin karaciğer yağlanmasına neden olup olmadığını araştırdık. Fareler üzerinde çalışma yaptık. Deney farelerine 6 hafta boyunca ağız yoluyla fruktoz uyguladık. Sularına fruktoz karıştırdık. Altı hafta boyunca kontrol grubu farelere normal  su verdik. Altı hafta sonra fruktoz verilenfarelerin karaciğer dokularını incelediğimizde yağlanma oluştuğunu gördük. Karaciğer yağlanmasına fruktozun neden olduğu ortaya çıktı. Biyokimyasalanalizlerinde de fruktoz verilen farelerin AST oranlarının daha fazla olduğu görüldü. Sonunda mısırşurubunun canlıda alkolden bağımsız olarak karaciğer yağlanması oluşturduğu sonucuna vardık" dedi.
"DİKKAT EDİLMEZSE KARACİĞERİ BİTİRİYOR"
Karaciğer yağlanmasının daha çok şişmanlıkla paralel gelişen bir hastalık olduğuna dikkat çekenÖzgöçmen, "Bel ve karın bölgesi kalın olan insanlarda yağlanma daha fazla görülüyor. TİP-2 diyabet türünde, şişmanlıkla alakalı bir hastalık olduğundan Tip-2 diyabet hastalığıyla da paralel bir hastalık. Karaciğer yağlanması basit olarak başladığı gibi karaciğerin iflas ettiği siroza kadar varılabiliyor. Daha çokbasit bir hastalık gibi görünüyor ama devam etmesi durumunda karaciğeri bitirebiliyor" diye konuştu.
Karaciğer yağlanmasının toplumda sıkça görülen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Özgöçmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yıldan yıla da artan bir seyri var çünkü günümüzde hazır yiyeceklerin tüketimi arttı. Çocukların çok fazla tükettiği meyve suları, sahte bal, pekmez ve tatlıların fazlaca tüketimi karaciğer yağlanmasındaki artışın nedenleri olarak görülebilir. Bu tür gıdaları vücut aşırı şekilde depoluyor. Bu da yağlanmaya neden oluyor. Tükettiğimiz tatlı gruplarının çoğunda fruktoz var. Karaciğer yağlanması, Tip-2 diyabetle paralel seyrettiği için karın bölgesinde de şişmanlık varsa bu kişide tespit edilebiliyor. Daha çok diyete yönelik bir tedavi yöntemi var. Fruktoz içerikli besinlerin az tüketilmesi ve spor yaparak yağ endeksini düşürmek mümkün."

AKCİĞER KANSERİ VE ÖKSÜRÜK

Devamlı şekilde öksüren kişilerin mutlaka aile hekimine gitmesini öneren doktorlar, üç haftadan fazla süren öksürükler akciğer kanseri teşhisini ciddi şekilde arttırdığı belirtiyor.

İngiltere’de geçen sene başlayan araştırmada, üç haftadan fazla öksüren hastaların aile hekimlerine gitmesini teşvik ediliyor.

Araştırma başladığından beri, 700'den fazla hastaya akciğer kanseri teşhisi kondu. Bu da ortalamanın yüzde 10 fazlasına denk geliyor.


Akciğer kanseri, kanserden ölümlerin yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor.

Akciğer kanseri teşhisi konan 400’den fazla hastanın, henüz ön safhada olduğu ve kanseri yenme şanslarının arttığı belirtiliyor.

8 Aralık 2013 Pazar

EN GÜÇLÜ 5 ANTİOKSİDAN GIDA

Vücudu koruyan en güçlü 5 antioksidan gıda

Vücudumuza zarar veren ve kanser başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden olan oksidanlara karşı hücreleri bir muhafız gibi koruyan antioksidan yönünden en zengin 5 gıdanın kabuksuz meyveler, brokoli, sarımsak, yeşil çay ve domates olduğu belirtiliyor.
Kabuksuz (yumuşak) meyveler
Ahududu, yaban mersini, çilek gibi lezzetli ve tatlı meyveler olmalarının yanı sıra zengin bir antioksidan kapasitesine sahipler. Kanser ve kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı olan proantisiyanidin ve antioksidanlar yaban mersini, ahududu ve böğürtlende bol miktarda bulunuyor.




Brokoli ise; en besleyici sebzeler arasında ilk sırada yer alıyor. Brokoli, 1 bardak doğal sütte olduğundan daha fazla kalsiyum, bir portakaldan da daha fazla C vitamini içeriyor. Brokoli, barındırdığı mineral ve vitaminlerin yanı sıra, phytonutrient olarak bilinen ve hastalıklarla mücadelede vücuda büyük katkıda bulunan kimyasallara sahip. Ayrıca birçok kanser hastalığı riskini zayıflattığı kanıtlanan sülforafan maddesi de brokoli içinde yer alıyor.

Sarımsak insan sağlığı açısından faydaları yüzyıllardır biliniyor. Sarımsak ham haliyle vücuttaki birçok zararlı bakteriyi öldürmek için doğal bir antibiyotik olarak kullanılıyor.Sarımsak, kan basıncı ve kolesterolün düşürülmesi, ağır metallerin vücuttan atılması, kanserin önlenmesi, mantar ve virüslerin çoğalmasının engellenmesi gibi özellikleriyle son derece faydalı bir gıda. Bir diş sarımsak, A, B, C vitaminleri ile selenyum, iyot, potasyum, kalsiyum, çinko ve magnezyum metallerini barındırıyor.

Yeşil çay; catechin ve polyphenol maddelerini konsantre halde barındırıyor. Bu maddeler, vücuttaki yağları yakan bir yakıt maddesi gibi. Böylece yağları eritiyor ve metabolizma hızına doğal olarak destek sağlıyor. Yeşil çayın kilo vermedeki etkisini görmek için günde en az 3 fincan tüketilmesi gerekiyor. Yeşil çay ayrıca kanser, kalp hastalıkları ve yüksek kolesterole karşı önleyici özelliğe sahip

Domates ise, kanserle mücadelede en güçlü maddelerden biri olan likopen maddesi bol miktarda bulunuyor. Son araştırmalar likopenin hastalıklarla mücadelede E vitamini ve beta karotenden daha güçlü tesire sahip olduğunu gösteriyor. Likopen, biyoyararlılığını artırmak için yağa ihtiyaç duyar. Bu yüzden likopen seviyesini yükseltmek için yanında zeytin yağı kullanılması öneriliyor.Tüm bu gıdalara ilaveten siyah üzüm, ıspanak, havuç ve tüm tahıllar bol miktarda antioksidan özelliğine sahip.

10 Kasım 2013 Pazar

METOBOLİZMAYI HIZLANDIRMANIN 8 YOLU

Düzenli ve hızlı çalışan bir metabolizma herkes için önemli. Çünkü hızlı metabolizma, daha fazla kalori yakımı, dolayısıyla kilo kontrolü ile doğru orantılı.


Kas kitlesinin fazla olması,vücuttaki yağ yakımının da fazla olması anlamına geliyor. Kas kitleleri çok olduğu için erkekler bu açıdan daha şanslı. Birçok insan için metabolizma 40 yaşından sonra yavaşlamaya başlıyor. Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, ayrıca genetik faktörlerin de metabolizma hızı üzerinde rol oynadığını söylüyor.

Tutar, yaşa ve genetik faktörlere rağmen metabolizma hızını arttırmanın mümkün olduğunu belirtiyor ve bu konuda etkili olabilecek yöntemleri 8 başlık altında şöyle sıralıyor:


  • Kas kitlesini arttırın: Kas kitlesi, kalori yakımı ile doğru orantılıdır. Gün içerisinde yapılacak düzenli egzersiz ile kalori yakımını iki katına yakın arttırabilirsiniz. Egzersizin düzenli yapılması buradaki en önemli unsurdur. Çünkü yapmış olduğunuz egzersizde o anda yakılan kaloriden çok, metabolizmanın aktif olarak sürekli çalışması daha önemlidir. Uzun süre ama daha orta tempo ile yapılan egzersizin, hızlı tempo ile daha kısa süre yapılan çalışmalara göre daha verimli sonuçlar vereceğini de unutmamalısınız.

  • Su ile fazla yakıt: Bedeniniz işlevselliğini devam ettirebilmek için suya ihtiyaç duyar. Hatta hafif susuziseniz metabolizmanız yavaşlayabilir. Bir çalışmada günde 8 bardak su içen kişilerin vücutlarının yakmış olduğu kalorinin 4 bardak içenlere göre daha fazla olduğu gösterilmiştir. Gün içerisinde alınan sıvı miktarına taze sebze ve meyvelerin de katkı sağladığını unutmadan bunları da günlük beslenme programınızda bulundurmanız önemlidir.


  • Enerji içeceklerine dikkat: Birçok enerji içeceği, içerisinde bulunan kafein nedeniyle metabolizma hızlandırıcıdır. Ayrıca bazı enerji içeceklerinde taurin bulunmaktadır. Bu madde de metabolizmanın ciddi anlamda hızlanmasında etkilidir. Ancak bu içecekler yüksek tansiyona, anksiyeteye ve uyku sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle Amerika Pediatri Akademisi, çocuklar ve gençler için bu içecekleri önermez. Eğer enerji içeceği kullanacaksanız doktor veya diyetisyeninize kesinlikle danışmalısınız.


  • Diyetisyeninizden 'günahsız' atıştırmalıkları öğrenin: Sık besin tüketilmesi kilo alımına neden olabilir. Yüksek kalorili atıştırmalıklar tüketirseniz kilo almanız kaçınılmaz olacaktır. Genel olarak ana yemeklerinarasının uzun süre açlık ile geçmesi metabolizma hızınızın yavaşlamasına neden olur. Bu nedenle sağlıklıara öğün alternatifleri ile hem metabolizmanız hızlanacaktır hem de bir sonraki ara öğünde kalori alımıdüşecektir.

  • Baharat kullanın: Baharatlı gıdalar metabolizmayı yüksek vitese almak anlamına gelmektedir. Kırmızıbiber veya diğer baharatların toplamda ortalama bir çorba kaşığı kadar yemeğe eklenmesi metabolizma hızınızı arttırır. Bu etki, egzersiz gibi kalıcı bir artış sağlamasa da anlık işe yaradığı bilinmektedir.

  • Protein tüketin: Proteinli besinlerin termojenik etkileri karbonhidrat ve yağlara göre daha yüksektir. Yani proteinli besinler sindirilirken vücudumuz daha fazla kalori harcar. Bu durumda metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlar. Protein içeriği en yüksek olan besinler, yağsız sığır eti, hindi, balık, tavuk, fındık, yumurta, süt ve ürünleridir.


  • Koyu kahve tercih edin: Bir kahve tiryakisi iseniz sabah kahvesinin keyfini rahatlıkla çıkarabilirsiniz. Çünkü kahve hem metabolizma hızlandırıcıdır hem de konsantrasyonu arttırır. Kahvenin metabolizma hızlandırıcı etkisi de baharatlar gibi anlık olmaktadır. Miktarına ve sıklığına dikkat ederek gün içerisinde kahve tüketebilirsiniz.

  • Yeşil Çay için: Yeşil çay kateşin ve kafein içeriği nedeniyle metabolizmanın birkaç saat hızlanması için kombine fayda sunmaktadır. Araştırmalarda; egzersiz yapılmadan önceki zaman aralığında 2-4 bardak su ile 2 bardak yeşil çay tüketmenin, egzersizde %17 daha fazla kalori yakılmasına yol açtığını gözlenmiştir.

AKCİĞER KANSERİ VE SİGARA

Türk Radyoloji Derneği 34. Ulusal Türk Radyoloji Kongresi kapsamında basın toplantısı düzenlendi.Toplantıya, Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nevra Elmas, Başkan Vekili Prof. Dr. Halil Öztürk, Genel Sekreter Doç. Dr. Ahmet Tuncay Turgut, Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Adem Kırış ve TÜRKRAD 2013 Bilimsel Kurul Başkanı Doç. Dr. Mehmet Ertürk katıldı. Toplantıda görüntüleme yöntemleri, radyasyon, girişimsel radyoloji uygulamalarına yönelik günceldeğerlendirme, kanser görüntülemesindeki yenilikler ve prostat kanseri tanısına etkileri, sağlık sistemindeki değişikliklerin görüntüleme hizmetlerine yansımaları ve görüntülemenin kötüye kullanımının toplum sağlığına etkileri konuları değerlendirildi.





 Prof. Dr. Adem Kırış, radyolojide kanser görüntülemeleri hakkında bilgi verdi. Dünyada en çok görülen kanser türünün akciğer kanseri olduğunu belirten Kırış, her yıl 1 milyon 300 bin insanın bu hastalıktan öldüğünü söyledi. Akciğer kanseri olanların yoğun bir şekilde sigara kullandığını belirten Kırış, "Akciğer kanseri olanların yüzde 70'i sigara ile bir şekilde temas etmiş, yoğun sigara içmiş hastalar." dedi. Akciğer kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çeken Kırış, "Erken akciğer kanser taraması ile erken dönem akciğer kanseri sık olarak tespit ediliyor. Tespit edilme oranı ölümlerin yüzde 20 daha azalmasını sağlıyor. Teşhislerin yüzde 85 daha artmasına sebep oluyor. Bu da akciğer kanser taramasının bize önemini ortaya koyuyor." diye konuştu.




Dernek Başkanı Prof. Dr. Nevra Elmas da, derneğin amacı hakkında bilgi verdi. Temel amaçlarının tıp öğrencileri, radyoloji asistanları ve radyoloji uzmanlarını kapsayan meslek içi ve meslek sonrası radyoloji eğitimine katkıda bulunmak olduğunu belirten Elmas, "Sağlık Bakanlığı ile iş birliği çerçevesinde toplum sağlığına ilişkin radyolojik incelemelerin toplum sağlığına yararlı şekilde uygulanmasını sağlamak, halkı radyoloji konusunda bilinçlendirmek, meslek icraatında bulunan radyoloji hekimlerinin sosyal hak ve güvenliklerini korumak, meslektaşların bir araya gelerek akademik çalışmalarını sunabileceği bilimsel ve sosyal amaçlı toplantılar düzenlemek, uluslararası alanda Türk radyolojisinin tanıtılmasını sağlayarak bilgi alışverişinde bulunmaktır." şeklinde konuştu.
Kaynak: www.mynet.com